zehra arıkan


İçeriğe git

Madde Kullanım Bozukluğu ve Gençlik

MADDE KULLANIM BOZUKLUĞU VE GENÇLİK


Prof.Dr.Zehra Arıkan


Uyuşturucu ya da uyarıcı maddelerin kullanımı ve bu maddelere olan alışkanlık insanlık tarihi kadar eskidir. MÖ 4000 yıllarında mezapotomyada yaşıyan sümerlerin haşhaş ve kenevir yetiştirdikleri ve bu bitkileri şurup, hap ve toz olarak kullandıklarını bildiren çivi yazıtları vardır. MÖ 2000 de yine Mısırda haşhaş ekimi ve afyon üretimi yapılan ilaçlarla ilgili ayrıntılı bilgiler vardır.
Önceleri ilaç yapımının yanısıra keyıf amacı ile de kullanılan bu maddelere XX. yüzyılda yapay olanların eklenmesi ile de kullanımları belirgin bir sorun olarak karşımıza çıkmıştır.
Bu maddelerin kullanımı tüm kültürlerde hoş karşılanmamakla birlikte hemen her toplumda değişen yaygınlıkta kullanılabilmektedir.
Ülkemizde madde kullanımı ile ilgili veriler yetersiz olmakla birlikte erkeklerin %53ü kadınlaın %20 sinin sıgara içtiği ve kişi başına sıgara tüketiminde avrupa ülkeleri arasında ilk sıralarda olduğu bir gerçektir. Yine sağlık bakanlığı temel sağlık hizmetleri genel müdürlüğü ruh sağlığı daire başkanlığı tarafından lise ve dengi okullarda yapılan bir çalışma da lise öğrencilerinin %20.1 i sıgara içmektedir. Bu çalışmada uyuşturucu maddeler kullanım oranı ise %3.5 olarak bulunmuştur. AMATEM'in İstanbul da 1500 lise öğrencisi üzerinde yaptığı çalışma da ise en az bir kez madde kullanan gençler %2.6 oranında çıkmıştır. 1994 yılında Ankara da yaptığımız bir çalışmada alkol bağımlılığı oranı%1.5 olarak bulmuştur. Birçok küçük ölçekli çalışma ülkemizde henüz küçük boyutlarda olan madde kullanımının giderek artış gösterdiğine işaret etmektedir.
Dünya da elde edilen veriler ruhsal, bedensel ve sosyal sorunları olan bağımlıların % 70 inin 20 yaş altında olduğunu göstermektedir.
Madde ile tanışma genelde 12-17 yaş grubu arasında olmakta ve çoğunlukla 18-25 yaş arasında en sık madde kullanımına rastlanmaktadır. Bilindiği gibi bu dönem çok çeşitli özellikler gösteren ergenlik dönemidir.
Yetişkinler olarak çocukları madde kullanımından korumak ancak onları sorumluluklarının bilincinde olan, sorunlarına çözüm getirebilen, özgüven ve bağımsızlık duyguları gelişmiş bireyler olarak yetişmelerine yardımcı olmakla olacaktır. Bu nedenle
" Madde kullanım bozuklukları hakkında bilğilenilmeli
" Kendi davranışlarımız gözden geçirilmeli ve bunların gencin değer yargılarının gelişmesinde etken olduğu unutulmamalı
" Açık ve dürüst davranmalı
" Çocuklara model olunduğu unutulmamalı
" Tutarlı olmalı
" Her konuda olduğu gibi bu konuda da çocukla konuşulabilmeli
" İyi bir dinleyici olunmalı
" Verilecek mesajların açık olmasına dikkat edilmeli
" Eleştirmenin yanında iyi yaptığı şeyler farkedilip ödüllendirilmeli
" Çocuğun arkadaşları ve aileleri ile tanışılmalı
" Çocuğun gittiği yerler konusunda bilgi sahibi olmalı
" Sınırsız hoşgörünün, gereksiz sınırlamalar ve yasaklamaların işe yaramadığı unutulmamalı.
" Çocuğun yanında olmalı, yakın olmalı ve sevildiği ona hissettirilmelidir.

Ergenlik döneminin insan yaşamında diğer dönemlere göre farklı özellikler gösterdiği ve bu nedenle madde kullanımına daha açık olduğu bilinen bir gerçektir. Bu dönem hem duygusal, hem düşünsel hemde fiziksel bir değişim ve gelişim sürecidir.
Bir taraftan tüm bedende büyüme varken buna hormon değişimlerininde eklenmesi ile cinsel özellikler belirginleşir. Karşı cinse olan ilgi artmakla birlikte cinsel alandaki birçok bilinmezlik ve kaygı nedeni ile karmaşa yaşanır. Öte yandan zihinsel gelişim devam etmekte ve ergenin soyut düşünme ve başkaları ile ilişki kurma yetenekleri gelişmektedir. Bu dönem hem çok çalışıp üretken olunabilen hemde yoğun tembelliğin yaşandığı bir evredir. Ahlak ölçüleri ve kişisel değerler bir yandan sorgulanırken bir yandan şekillenir. Esneklik ve muhafazakarlık yanyanadır. Yaşıtlar büyük önem kazanır.Ergen yaşıtlarının arasında sosyal kimliğini kazanmaya çalışır. Grup arkadaşlığının ergenin kimliğine yapıcı katkıları olurken ve gerçek dostluklar gelişirken bazen grup kimliği kabullenilip gerçek kimlik baskılanabilir. Otorite çatışmaları sık yaşanır. Hem yetişkinlerin kendini anlamadığını düşünür hemde idealize edilen bir ergin gibi davranılmaya çalışılır. Ergen bu dönemde iken hem yoğun bir sosyalleşme süreci yaşar hemde grup içinde iken yalnızlık ve itilmişlik duygularına sahip olur. Görüldüğü gibi zıtlıkların bir arada olduğu karmaşık bir dönemdir.
Genç bu dönemde bir yandan bedensel değişikliklere alışmaya çalışırken bir yandanda karmaşık duygu ve düşünceleri ile başetmeye çalışır. Meslek seçimi, karşı cinsle ilişki kurmak, sosyal etkinliklerde bulunmak, kendi değerlerini geliştirmek, yaratıcılığını ve üretkenliğini ortaya çıkarmak değerlerini belirlemek yani kimliğini şekillendirme ve geleceğini hazırlama çabası içindedir.
Ergen merak, yenilik arayışı, duygularını paylaşmak, daha rahat hareket etmek, kabullenilmek, karşı cinsle ilişkisinde rahat olmak, değer sistemlerine karşı gelmek, yaratıcılığını ve üretkenliğini ortaya çıkarmak, büyüdüğünü hissettirmek , sevgi gereksinimini doyurmak, bir gruba ait olmduğu duygusunu paylaşmak gibi nedenlerle madde kullanımına açıktır. Hele bu dönem çevresel özelliklerle de destekleniyorsa madde kullanımı için risk artıyor demektir. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki madde kullanımı için bir tek neden yeterlidir.
Kullanılan maddeler kişilere şu sahte duyguları yaşatır: Rahatlama ve neşe sıkıntının yerini alır. Yetersizlik duygusu, kaygı ve çekingenlik ortadan kalkar. Kişiye kendi ne güven duygusu verir.Kabul edilmeyen ya da uyum yapmakta zorluk çekilen gerçek yaşam ve sorunlardan uzaklaşılır ve hayal dünyasında yaşanır. Yani tümü ile bakılacak olursa kişi sahte iyilik hali içindedir. Zaman içinde bu sahte iyilik halini elde etmek amaç haline gelebilir. Ayrıca kişi artık madde kullanmadan yaşamını sürdüremez duruma gelirki artık madde kullanım bozukluğu yani bağımlılık gelişmiş demektir. Madde kullanım bozukluğunu oluşturmamanın tek yolu madde kullanımına hayır diyebilmektir. Bunun için ise maddenin verdiği sahte iyilik, keyif yerine gerçeklerini koymak ,gençlerin problem çözme becerilerini artırmak, kendini ifade yeteneklerini ,yaşam becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacak olanaklar sağlamak maddeye hayır demeyi kolaylaştıracaktır.
Gençlik organizasyonları geçlerin yaşamına sundukları eglence ve emin bir çevrede sosyalize olabilme kolaylıkları nedeni ile sıklıkla önemlidir. Gençlerin gelişimlerinin sağlıklı olmasına katkıları büyüktür. Bu organizasyonların amaçları farklı olsa da temelde gençlerin ilgi alanlarını ele almaktadırlar. Ozellikle madde kullanımının büyük sorun olduğu ülkelerde gençlik organizasyonları bu konuya gerekli ilgiyi göstermektedirler. Bu konu ile ilgili eğitime yer verilmekte ve tıpkı okullarda olduğu ğibi bilgi artırma, beceri geliştirme, tutum ve davranışları etkileme gibi uygun eğitim metodlerı kullanılmaktadır.
Gençlik organizasyonları okul ya da ev dışı gençlerle yüzyüze çalışma yapma olanağı saglar.Ayrıca ortam itici değildir. Gençler daha rahat hissettikleri bir ortamda yaşamları için yönlendirici mesajları almaya daha yatkındırlar. Bir diğer avantajıda madde kullanımı ile ilğili bilgi ve ögütleri otorite olmayan kişilerden edinirler. Mesajlar direkt ya da indirekt olabilir. Tiyatro ya da müzikli şovlar, video filimleri,beceri gelişimine yönelik workshoplar, birçok eğlendirici ve yaratıcı aktiviteler bu amaçla kullanılabilir. Böylece gençler eğlencenin yanısıra, sosyal gelişim, kişisel gelişim, yaşam için gerekli bilgi ve becerileri geliştirmeyi birarada yaparlar.
Birçok toplumsal spor klupleri yine madde kullanımı önlem çalışmalarında dolaylı olarak yer almaktadırlar. Bunlar çeşitli önlem kampanyaları şeklinde olabilir ya da İngilterede olduğu gibi profesyönel spor klüpleri polis ve diğer önlem kurumları ile birlikte okullarda madde eğitimine katılırlar. Yine böyle popüler kişilerin verdiği mesajlar diğer otorite figürlerinin kini de daha inanılır hale getirirler.
Son yıllarda dünyada amacı yalnız madde kullanımını önlemeye yönelik gençlik önlem klüpleri de ortaya çıkmıştır. Bunlardan birisi Belçikada ki "premiere generation sans tabac" dır. Bu klüp gençlere tütünsüz bir yaşam biçimi benimsetmeye çalışmakta ve 84 okulda 17000 üyesi bulunmaktadır. İngilteredeki smokebusters de böyle bir klüptür
Ayrıca risk altındaki gençler içinde birçok organizasyonlar gün geçtikçe çoğalmaktadır. Bu organizasyonlarda sosyal çalışmacılar ve adalet ile ilgili bölümler birlikte bu grupların etkinliklerine destek olmaktadırlar. Bu aktiviteler genelde gençleri uyarıcı, yaratıcı ve sıklıkla fiziksel olanları içermektedir. Bu kulüplerde çalışanlar özellikle madde için eğitilmiş kişilerdir. Bazıları özellikle madde kullanımını önleme servisleri ile çalışırlar. Uzun vade de gençlerin beceri geliştirme, kendine güven ve düşünce zenginliğine sahip olmaları amaçlanır.Ör. "Crazy Girls" projesi Finlandiya Lahdi de uygulanan böyle bir projedir. Çalışanları gönüllü ve eğitimlidirler. Sorunu olan kızlar "monoservice" aracılığı ile başvururlar ve proje içinde kalmak için alkol ve maddeden uzak durmaya söz verilir. Madde ve alkole bağlı sorunları olan kızlara yardım amaçlar.
Görüldüğü gibi pek çok ülke bu sorunla baş etmek ve gençleri koruyabilmek için çok çeşitli çalışmalarda bulunmaktadır. Ülkemizde bu sorun henüz bu boyutlarda olmamakla birlikte gittikçe artan bir seyir göstermektedir. Bu da biz erişkinlerin cocuklarımız için yapacaklarımızı planlama ve harekete geçirme için girişimlere başlamamız gerektiğini göstermektedir. Şimdilik bu anlamda en uygun alanlar okullardır. Okul aile işbirliğinin çocukları madde kullanımından korumada önemi büyüktür. Yukarda sözü edilen her etkinlik için olanak sağlanabilir. Böylece kendine güvenli ve bağımsız bireyler yetiştirebiliriz.
Tüm bunlara rağmen bazen çocuklarımızda madde kullanımı ortaya çıkabilir. Madde kullanımını gösteren kesin bir belirti yoktur. Ergenlik çağındaki normal belirtilerle karıştırmamakla birlikte
" Derslerdeki başarı oranı tamamen ve tüm derslerden birden düşmüşse
" Arkadaşlarını sık sık değiştiriyor, çevreyle ilişkilerden kaçınıyorsa
" Tümüyle içe kapanıyorsa
" Hiçbir şeye ilgi duymuyor ve her şeyden uzak kalıyorsa
" Okulu bırakmak eğitimden ayrılmak istiyorsa
" Geleceğe ilişkin düşünceler kaybolduysa
" Çok para harcıyor ya da hiç harcamıyorsa
" Ev ve aile ile geçirilen zaman gittikçe azalıyorsa
" Sık sık yalan söylüyorsa
Bir sorun olduğu ve bazen bunun madde kullanımı olacağı unutulmamalıdır.
Eğer böyle bir durum varsa aşırı panik yaratılmamalı, çözüm yollarının bulunacağı unutulmamalı, yalnız başına değıl muhakkak bir ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı ile ilişki kurulmalıdır. En önemlisi de gence sevgi ve yakınlığın sürdüğü gösterilmeli ve onun olumlu davranışları desteklenerek cesaret verilmelidir.

ANASAYFA | YAYINLAR | BASINDA | ÇOCUK | ERGEN | Galeri | İçki ve Madde Bağımlılığı | İLETİŞİM | Site Haritası


İçeriğe geri dön | Ana menuya dön